Bitlis Milletvekilimiz Mizgin Irgat, Jeotermal Enerji Santrallerine (JES) ilişkin Bakanlar Albayrak, Özhaseki, Demircan ve Fakıbaba’nın yanıtlaması istemiyle soru önergeleri ve Meclis araştırma önergesini sundu.

 

 

Önergeler şu şekilde:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Berat Albayrak tarafından Anayasa’nın 98, İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Mizgin Irgat

                                                                                                                       Bitlis Milletvekili

Türkiye tarımında önemli bir paya sahip olan ve halkının en önemli geçim kaynağı tarım olan Aydın ili, sınırları içine kurulan onlarca jeotermal enerji santrali (JES) sebebiyle ciddi sorunlar yaşamaktadır. JES’lerden havaya karışan gazlar ve toprağa, suya karışan akışkanlar nedeniyle çevre kirliliği oranları son yılların en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Çevre kirliğine ve iklim değişimine bağlı sağlık sorunlarında da önemli artışlar olmuş, bu artışlar TÜİK verileriyle de ortaya konmuştur. JES kanununa uygun bir şekilde reenjekte edilmeyen akışkanlar Aydın’daki akarsulara bırakılmaktadır. Özellikle Menderes Nehri’nin Aydın’dan geçen kısmındaki kirliliğin önemli sebeplerinden birinin JES’lerin atıkları olduğu nehirden alınan örneklerde ortaya çıkmıştır. Özellikle Menderes’in suyuyla yıkanan arazilerde JES’lerin atıklarından olan yüksek oranda bora rastlanmıştır. Her yönüyle Aydın halkının sağlığını ve ekonomisini bu şekilde tehdit eden JES’ler kapatılmadığı, gerekli önlemler alınmadığı, denetim konusundaki keyfiyete son verilmediği gibi yeni JES’ler planlanmakta, yeni jeotermal kuyularına izin verilmektedir. Temiz enerji olarak tanıtılan ve enerji açığını kapatacağı iddia edilen JES’lerin doğa ve sağlığa verdikleri zarar ekonomiye katkısıyla kıyaslanmayacak kadar yüksektir.

Bu bağlamda;

  • Başta Aydın olmak üzere Türkiye’deki tüm JES’ler ile ilgili olarak bakanlığınıza ulaşan şikayetler var mıdır? Var ise bu şikayetler hangi konulardadır? Şikayetleri giderme konusunda yaptığınız çalışmalar nelerdir?
  • Kullanılmış jeotermal akışkanın yer altına geri basılmasının hem kaynağın ömrünü uzattığı hem de ırmak, göl sularının ve havanın kirlenmesini önleyeceği bilim insanları tarafından dile getirilirken JES’lerin bu akışkanları özellikle Menderes Nehri’ne bırakmalarının sebebi nedir? JES firmalarının rahatlığının sebebi denetimsizlik midir? Bu konuda yeterince ve mevzuata uygun denetim yapıldığını düşünüyor musunuz?
  • Aydın’daki JES’lerin kaçı 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’na uygun inşa edilmiştir? Kanuna aykırı uygulamalar konusundaki yaptırımlarınız neler olmuştur?
  • Zeytin Yasası’na aykırı bir şekilde inşa edilmiş JES var mıdır? Var ise sayısı kaçtır? Bu JES’ler hakkında yasal işlem yapılmış mıdır?
  • Bilim insanları tarafından bir jeotermal kaynağının ömrü 30-50 yıl, bir JES’in ömrü 25 yıl olarak gösterilirken yüzlerce yıldır havası, suyu ve toprağıyla bir tarım merkezi olmuş Aydın’ın gözden çıkarılmasının sebebi nedir? Bu anlamda uzun vadede JES’lerin hem çevreye ve halk sağlığına hem de ülke ekonomisine vereceği zararın hesabı yapılmış mıdır?
  • JES’ler aleyhine verilmiş Danıştay kararları var mıdır? Var ise sayısı ve içeriği nedir? Bu kararlardan uygulanmayan var mıdır?
  • AKP hükümetleri boyunca uygulanan, ekolojik bir bakış açısından yoksun, halkın sağlığını ve ekosistemin geleceğini görmezden gelen, sadece ve sadece sermayeyi destekleyen enerji politikalarınızda bir değişikliğe gitme planlamanız mevcut mudur?

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki tarafından Anayasa’nın 98, İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Mizgin Irgat

                                                                                                                       Bitlis Milletvekili

Ürettiği yaş ve kuru incirle Türkiye’de ve dünyada adını sıkça duyuran Aydın ili hükümetin doğal yaşamı ve halk sağlığını hiçe sayan enerji politikaları nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Aydın’ın %80’ine yayılmış olan jeotermal enerji santrallerinin (JES) yıllar içinde tarım arazileri ve ürünleri, doğal yaşam, insan sağlığı ve bölgenin ekosistemi üzerinde önemli olumsuz etkileri olmuştur. Tarım ürünlerinin kalitesi ve rekoltesinde düşüşler olduğu gibi, JES’lerin denetimsiz olması, JES kanununa aykırı inşa edilmiş olmaları, açığa çıkan akışkanların kanuna uygun yapılmış jeotermal kuyularına değil bölgedeki akarsulara verilmesi, açığa çıkan kimyasal yoğunluklu su buharının bölgede sera etkisi yaratması ve iklimi değiştirmesi gibi sebeplerle ciddi sağlık sorunları ortaya çıkmış, arılarda toplu ölümler yaşanmış, atıkların bırakıldığı akarsulardan su içen canlılarda ölümler yaşanmış, halkta toplu zehirlenmeler görülmüştür. Tüm dünyada yenilenebilir ve temiz enerji olarak bilinen jeotermal enerji denetimsizlik ve hukuksuzluktan dolayı Aydın’da ekosistemi, bitki örtüsünü, yer altı ve yer üstü suları, tarım ürünlerini, canlıların sağlığını yavaş yavaş yok eden bir canavara dönüşmüştür.

Bu bağlamda;

  • Aydın’da JES’lerden kaynaklanan sorunlar ile ilgili bölge halkından size ulaşan şikayetler var mıdır? Bu şikayetlerin konusu nedir? Söz konusu şikayetler ile ilgili yaptığınız çalışmalar nelerdir? Çalışmalar neticesinde şikayetleri giderme konusunda aldığınız önlemler nelerdir?
  • Aydın’da inşa edilen JES kuyularının hastane, sağlık ocağı, zeytinlik ve incirlik gibi tarım alanları, bizzat köy, mahalle gibi yerleşim yerlerinin içi, mezarlık, antik kent gibi yerlere yapıldığı basına görüntüleriyle sık sık yansımaktadır. JES firmalarının bu şekilde kanuna aykırı hareket etmelerine olanak sağlayan nedir?
  • Aydın Tekin Köyü’ndeki bir JES için verilen ÇED raporu gerekli değildir kararına karşı Danıştay söz konusu karara ilişkin yürütmenin durdurulması kararı vermiştir. Danıştay kararının uygulanıp uygulanmadığı konusunda bilgiye sahip misiniz?
  • İncir üreticileri başta olmak üzere çiftçilerin JES’lerden kaynaklanan zararlarını karşılamaya dönük çalışmalarınız nelerdir?
  • JES’lerin çevreye ve insan sağlığına zararları ve bu zararların önlenmesi ile ilgili çalışmalarınız nelerdir? Bakanlığınız tarafından toprağa, havaya ve yer altı- üstü sulara karışan zehirli atıkların ölçümü yapılmış mıdır? Yapılmış ise ölçüm sonuçları nelerdir? Yapılmamış ise niçin yapılmamıştır?
  • JES’lerin denetimi konusunda büyük bir açık olduğu ortadadır. Denetimlerin zamanında ve mevzuatta belirtildiği gibi yapılıp yapılmadığına dair tespitleriniz nelerdir? Denetimden sorumlu kurum ve kişilerin bu konudaki eksik, hukuksuz ya da yanlış davranışları ile ilgili tespit ve yaptırımlarınız nelerdir?
  • Başta Aydın olmak üzere tarımsal üretimin yoğunlaştığı bölgelerde JES’lerin verdiği zararı önlemek adına JES’leri kapatmak gibi bir düşünceniz var mı?

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Yoğun olarak Ege Bölgesi’nde kurulmuş olan  jeotermal enerji santralleri (JES) havaya bıraktıkları gazlar, toprağa ve suya bıraktıkları akışkanlardaki ağır metaller nedeniyle ciddi çevre ve sağlık sorunlarına neden olmaktadır. JES’ lerin sebep olduğu çevre sorunlarının, sağlık sorunlarının, tarımsal ve hayvansal üretime verdiği zararların ortaya konması, ortaya çıkan olumsuz sonuçların giderilmesi yönündeki çalışmaların belirlenmesi, özellikle çiftçilerin zararlarının karşılanması yönündeki adımların belirlenmesi amacı ile Anayasa’nın 98. Ve İçtüzüğün 104. ve 105. Maddeleri gereğince bir meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

                                          Mizgin IRGAT

                                                                                                          Bitlis Milletvekili

GEREKÇE

Ege Bölgesi tarımın yoğun olarak yapıldığı bir bölgedir ancak çevreye verdikleri zararla sıkça gündem olan jeotermal enerji santralleri (JES) yine yoğun olarak bu bölgede inşa edilmektedir. Bölgenin Aydın, Manisa, Denizli, Afyon illerine yapılan JES’ler Türkiye’deki JES’lerin çoğunluğunu oluşturmaktadır. Türkiye’deki 22 JES’in 13 tanesi Aydın’dadır ve gelecekte inşa edilmesi planlanan JES’lerin %70- 80 Aydın’da olacaktır. Uzun yaşayan insanları, verimli toprakları, çeşit çeşit tarım ürünleri ile bilinen yüz yılların tarım merkezi Aydın’ın köyleri, kasabaları, tarlaları hatta mezarlıkları bile boruları tarafından istila edilmiş, havası, suyu, toprağı kirlenmiştir. Aydın artık JES’lerden yayılan gazların sebep olduğu çürük yumurta kokusu ile anılır olmuştur.

Aydın ili tarımsal üretimde önemli bir yere sahiptir ve Aydın halkının % 80’i geçimini tarımdan sağlamaktadır. Türkiye’de incir üretiminin % 80’i Aydın çevresinde Büyük ve Küçük Menderes ovalarında yapılmaktadır . Türkiye’nin incir üretiminde dünya sıralamasına girmesinde de Aydın’ın payı çoktur. İncir’ in yanı sıra zeytin, pamuk, kestane, üzüm ve pek çok meyve sebze çeşidi Aydın’da yetişmektedir. Aydın’ın Germencik ilçesi de sahip olduğu ekili alanı, ağaç sayısı ve üretim miktarı ile incir üretiminde büyük paya  sahiptir. Ancak AKP hükümetlerinin iktidarda oldukları süreler boyunca doğal yaşamı ve halk sağlığını hiçe sayan enerji politikaları ülkenin pek çok yerinde olduğu Germencik’teki incir üreticilerini de vurmuştur. JES’lerin denetiminin mevzuata uygun yapılmaması ve JES’lere tanınan serbestlik, JES kuyularının mevzuata uygun yapılmaması, akışkanların toprağa ve suya karışması Germencik’te incir tarımını yok etmeye başlamıştır. Toprağa ve suya karışan akışkanlar ağaçların ölmesine, havaya karışan gazlar incir ağaçlarının hastalanmasına, incirlerin kalitesinin ve rekoltesinin düşmesine neden olmuştur. Aydın Tabip Odası’nın açıkladığı raporlar, yapılan çalıştaylar sonucunda yayınlanan raporlar, TÜİK verileri, Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Bölümü ve Adnan Menderes Üniversitesi  Bahçe Bitkileri Bölümü tarafından yapılan araştırmalar Aydın’da tarımın özellikle de incir üretiminin yavaş yavaş öldüğünü ortaya koymaktadır. Aydın’da tarımın yok olmaya başladığını ortaya koyan tüm bu veriler  yok oluşa sebep olarak jeotermal elektrik santralleri (JES) göstermektedir.

JES’ lerin havaya, toprağa ve suya bıraktığı ağır  metaller halk sağlığı üzerinde ciddi etkilere de sahiptir. Aydın’daki toprakların %80’ inin JES’lere açılmış olması Aydın’ın sağlık değerleri ile ilgili verilerinin son yıllardaki kötü gidişinin önemli sebeplerinden biridir. JES’lerden salınan gazlar ve akışkanların havaya, suya ve toprağa karışması, bu atıkların Menderes Çayı’na bırakılması, jeotermallerin denetimsiz bırakılmış olması Aydın halkının bugün karşı karşıya olduğu sağlık tablosunda büyük paya sahiptir. TÜİK verilerine göre 2016 yılında Aydın’da meydana gelen ölümlerin yüzde 48.7’si dolaşım sistemi, yüzde 17.3’ü kanser, yüzde 11.7’i solunum sistemi, yüzde 3.1’i endokrin ve metabolizma hastalıklarına bağlı meydana gelmiştir. Aydın’da çevre kirliliğine bağlı sağlık sorunları yıllar içinde artmış, üst solunum yolu rahatsızlıkları yaşanan acil vakaları sıklaşmıştır. Sadece insanlar değil hayvanlar da JES’lerin yarattığı kirlilikten zarar görmüştür. JES’lerin suyuyla kirlenen Menderes Nehri’nden su içen hayvanlar telef olmuştur.

Bugüne kadar ürettiği tarım ürünlerinin kalitesi ve bu ürünlerin ülke ve bölge ekonomisine katkısı ile adını duyuran Aydın ili bugün artık hidrojen sülfürün etkisiyle çürük yumurta kokan havası, kirlenmiş  suları, kirli toprağı ve  kuruyan ağaçları ile gündem olmaktadır. Bunun en önemli sebebi Türkiye’deki 22 JES’in 13’ü Aydın’a kurulmasına izin verirken  Aydın’ın bu durumdan nasıl etkileneceğini, göreceği zararın boyutunun ne olacağını göz ardı eden AKP politikalarıdır. Elektrik üretimindeki özelleştirmelerle birlikte sermayenin bu alandaki hakimiyetinin artması, enerji açığı gerekçe gösterilerek doğal yaşamın talan edilmesi, tarım arazilerinin yok edilmesi, bunların sonucunda doğal yaşamın ve halk sağlığının büyük zararlar görmüş olması AKP’nin enerji politikalarının ortaya çıkardıklarıdır.

Aydın’daki JES yoğunluğu bu ilin yaşadığı sorunları daha sık medyaya taşımaktadır. Ancak JES’ler konusundaki sıkıntılar kuruldukları diğer illerde de yaşanmaktadır. Tüm bu ifade edilenler doğrultusunda başta Aydın olmak üzere kuruldukları tüm illerde JES’lerin ekosisteme, insan sağlığına, çevreye, tarıma, ekonomiye etkilerinin bir kez daha düşünülmesi, bu alandaki sorunların tespit edilmesi gerekiyor. Dünyanın pek çok ülkesinde temiz enerji olarak kabul edildiği için tercih edilen jeotermal enerjinin Aydın’da neden bir canavara dönüştüğünün araştırılması, tüm zararlarıyla ortaya konması, özellikle çiftçinin zararının nasıl karşılanacağının tespiti, şimdiye kadar verilmiş zararlardan nasıl dönüleceği ve gelecekte ortaya çıkacak etkilerinin ne olabileceği konularının görüşülüp tartışılması ve gerekli çözümlerin üretilmesi gerekmektedir. Tüm bu hususlar bir meclis araştırmasını gerekli kılmaktadır.

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Ahmet Demircan tarafından Anayasa’nın 98, İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Mizgin Irgat

                                                                                                                       Bitlis Milletvekili

Türkiye’de ve dünyada ürettiği yaş ve kuru incirle adını sıkça duyuran Aydın ili hükümetin doğal yaşamı ve halk sağlığını hiçe sayan enerji politikaları nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Aydın’ın Germencik ilçesinde bulunan jeotermal enerji santralleri (JES) incir üretimi başta olmak üzere tarımsal üretime büyük zararlar verdiği gibi halk sağlığı üzerinde de oldukça büyük zararlar oluşturmuştur. Aydın’daki toprakların %80’ inin JES’lere açılmış olması Aydın’ın sağlık değerleri ile ilgili verilerinin son yıllardaki kötü gidişinin önemli sebeplerinden biridir. JES’lerden salınan gazlar ve akışkanların havaya, suya ve toprağa karışması, bu atıkların Menderes Çayı’na bırakılması, jeotermallerin denetimsiz bırakılmış olması Aydın halkının bugün karşı karşıya olduğu sağlık tablosunda büyük paya sahiptir. TÜİK verilerine göre 2016 yılında Aydın’da meydana gelen ölümlerin yüzde 48.7’si dolaşım sistemi, yüzde 17.3’ü kanser, yüzde 11.7’i solunum sistemi, yüzde 3.1’i endokrin ve metabolizma hastalıklarına bağlı meydana gelmiştir. Aydın’da çevre kirliliğine bağlı sağlık sorunları yıllar içinde artmış, üst solunum yolu rahatsızlıkları yaşanan acil vakaları sıklaşmıştır. Sadece insanlar değil hayvanlar da JES’lerin yarattığı kirlilikten zarar görmüştür.   JES’lerin halk sağlığına verdiği zarar artarak devam etmektedir ve bu konuda hükümetin önleyici ya da zararı giderici bir çalışmasına da rastlanmamaktadır.

Bu bağlamda;

  • Aydın’da JES’lerden kaynaklanan sağlık sorunları nelerdir? Bu sorunların tedavisi konusunda neler yapılmıştır?
  • JES’lerin sebep olduğu sağlık sorunlarıyla ilgili bakanlığınıza ulaşan şikayetler var mıdır? Bu şikayetlerin Aydın’da JES’lerin yoğunlaşmaya başladığı 2012 yılından bu yana değişimi nasıl olmuştur? Şikayetleri giderme konusunda hangi önlemler alınmıştır?
  • Son bir yıl içinde Germencik’teki sağlık kuruluşlarına üst solunum yolu hastalıkları sebebiyle başvuran kişi sayısı kaçtır? Bunların kaçı acil vakadır?
  • Son beş yıldır Aydın’da kanserden yaşamını yitiren kişi sayısı kaçtır? Bu ölümlere sebep olan kanser türleri nelerdir? Bu ölümlerin JES’lerle ilişkisi nedir?
  • Yaşanan sorunları giderme konusunda konuyla ilişkili diğer bakanlıklarla yürüttüğünüz ortak çalışmalar var mıdır? Var ise nelerdir?

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 Aşağıdaki sorularımın Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba tarafından Anayasa’nın 98, İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                                                       Mizgin Irgat

                                                                                                                                       Bitlis Milletvekili

Türkiye’de ve dünyada ürettiği yaş ve kuru incirle adını sıkça duyuran Aydın ili hükümetin doğal yaşamı ve halk sağlığını hiçe sayan enerji politikaları nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Aydın’ın Germencik ilçesinde bulunan jeotermal enerji santralleri (JES) incir üreticilerini ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakmıştır. JES’ lerden salınan gazlar ve akışkanların etkisinden dolayı incirlerde normalin katbekat üzerinde kimyasala rastlanmış, incirlerde bu kimyasallara bağlı hastalıklar ortaya çıkmış, incir rekoltesi düşmüş, ihraç edilen incirler geri dönmüştür. Bölgede çalışmalar yürüten dernekler, üniversitelerin çeşitli bölümleri, Tabipler Odası ve TÜİK’in verileri de bu durumu ortaya koymaktadır. Hükümetleri boyunca tercihini sermayeden, daha fazla enerji anlayışından ve bu uğurda ekosisteme ve insan sağlığına zarar veren uygulamalardan yana koyan AKP’nin enerji politikası Aydın’da tarım yok etmeye başlamıştır.

 

Bu bağlamda;

 

  • Aydın’da jeotermallerin kurulmaya başlandığı 2012 yılından bu yana kuru ve yaş incir üretiminin yıllara göre değişimi nasıldır? 2012 yılından bu yana üretilen incirin ülke ekonomisine katkısı ne orandadır?
  • 2012 yılından bu yana Aydın’dan ihraç edilmiş tarım ürünlerinden üzerinde taşıdığı kimyasallar nedeniyle iade edilenler hangileridir? Bu ürünlerin taşıdıkları kimyasalların oranlarıyla ilgili veriler nelerdir? Bu ürünlerin türlerine göre dağılımı nasıldır?
  • Bakanlığınızın Aydın’da yetiştirilen tarım ürünlerinin taşıdığı ağır metaller ile ilgili tespitleriniz nelerdir? Ağır metallerin rastlandığı ürünler hangileridir? Bu durumdan kaynaklanan sorunların giderilmesi konusunda yaptığınız çalışmalar nelerdir?
  • Özellikle incir üzerinde rastlanan ve incir üretimini olumsuz etkileyen ağır metallerin JES’lerden kaynaklandığına dair iddialarla ilgili olarak yürüttüğünüz çalışmalar ya da tespitleriniz var mıdır? Var ise nelerdir?
  • Jeotermallerin saldıkları akışkan ve gazların toprak, hava ve suya karıştığına dair iddialarla ilgili çalışmalarınız ya tespitleriniz nelerdir?
  • Özellikle incir üreticilerinin jeotermallerin olumsuz etkilerinden kaynaklanan maddi zararlarını karşılamak konusundaki çalışmalarınız nelerdir?
  • Ekolojik yaşamın geleceğini önceleyen, doğaya ve halk sağlığına zarar vermeyen tarımsal üretim yöntemleri ile ilgili çalışmalarınız var mıdır? Var ise nelerdir?
Kategoriler: Haberler